Türkiye'de Baraj İnşaatları ve Elektrik Enerjisine Farklı Bir Bakış

Eski zamanlardan bu yana su ihtiyacını karşılamak için tarım amaçlı kullanılan barajlar günümüzde, elektrik enerjisi için büyük önem taşıyor. Enerji üretimini en doğal ve ucuz yoldan sağlayan, Hidroelektrik enerji üreten barajlar oldukça çevrecilerdir.

Ancak büyük barajların bulunduğu bölgenin ekolojik dengesini ve iklimini değiştirdiği için yapımı büyük oranda düşürülmüştür.

Barajlarda elektrik üretimi nasıl yapılıyor?

Barajlarda elektrik üretimi yaklaşık 100 yıldır kullanılan bir yöntemdir. Baraj, türbin, jeneratör ve enerji iletim hattı olmak üzere hidroelektrik santral dört ana bölümden oluşur.

Barajın alt kısımlarında bulunan ve karşı tarafa suyun geçmesini sağlayan otomatik kapaklar açıldığında, su aşağı doğru hızlı akmaya başlar ve türbinin pervanelerini döndürür. 172 ton ağırlığında olan her bir tribün, dakikada 90 tam devir yapar.

Yel değirmenlerine benzeyen tribünler, suyun kinetik enerjisini mekanik enerjiye çevirir. Şaft denen bir çubukla jeneratöre, bağlı olan tribün hareketiyle jeneratörün içindeki elektromıknatıs dönmeye başlar. Oluşan manyetik alanın, elektrik akımına dönüşür. Böylece türbinden gelen mekanik enerji elektrik enerjisine dönüşür.

Türkiye’de Barajlar ile elektrik üretimi

Sürekli artış gösteren nüfus ile birlikte enerjiye olan ihtiyaçta hızla artmaktadır. 2011 yılı verileri ile 230 milyar kWh seviyesine ulaşan elektrik tüketiminin, ülkemizde 2023 yılında 450 milyar kWh civarına yükselmesi tahmin ediliyor.

Ülkemizin ekonomik ve sosyal bakımdan kalkınmasını hızlandırmak için sanayileşme hedef alındığı için, endüstrinin ve ülke genelinin ihtiyacı olan enerjinin gerektiğinde doğrudan karşılanması gerekiyor.

Türkiye’nin sahip olduğu hidroelektrik potansiyeli dünya teorik potansiyelinin %1’i, ekonomik potansiyeli ise Avrupa ekonomik potansiyelinin %16’sıdır.

Ülkemizde aktif olarak çalışan 561 Hidroelektrik Santralinin, toplam kurulu gücü 25.917,80 MW'dır. Türkiye’de tüketilen elektriğe oranla karşılaştırdığımızda sadece yüzde 26,94’ü hidroelektrik santralleri tarafından karşılanabilmektedir.

Daha detaylı bilgiler vermemiz gerekirse, ülkemizde kişi başına yıllık elektrik tüketimi 3.060 kWh civarında olup bu değer, -kalkınmış ve kalkınmakta olan ülkeler ortalamasının çok altındadır. 1950 yılında sadece 800 GWh enerji üretim kapasitesi olan Türkiye, günümüzde bu oranı yaklaşık 388 kat artırarak yılda 310.000 GWh düzeylerine yükseltmiştir.

Ancak oluşan bazı arızalar ve problemler nedeniyle, kapasite kullanımı yüzde 73,6 seviyelerinde gerçekleşmiştir. Yani yaklaşık 228.431 GWh enerji üretimi yapılmıştır.

Uluslararası bir kıyaslama yaptığımızda henüz, ABD hidroelektrik potansiyelinin %86’sını, Japonya %78’ini, Norveç %72’sini, Kanada %56’sını, Türkiye ise %28,7’sini geliştirmiştir.

Ülkemizde hidroelektrik enerji gelişimi için büyük bir önem arz eden GAP Projesi ile, inşaat ve işletme aşamasında olan projeler yüzde 74.4’lük seviyeye ulaşmış olup, kalan yüzde 25.6 oranında ki planlama projeleri için çalışmalara hızla devam edilerek, ülke ekonomisine kazandırılması sağlanmaktadır.

Fırat ve Dicle nehirleri Türkiye’nin en önemli su kaynakları olup, Güneydoğu Anadolu Projesi’nin hayat damarı olarak görülmektedir. Sadece bu iki nehir su potansiyelinin yaklaşık %28,5’ini oluşturmaktadır.

Elektrik tüketimini hesaplamak ve barajların uzun çabalar sonucu ürettiği elektriği harcamadan önce secelektrik.com’dan teklif almanız sizin için en doğru çözüm olacak

Faturam TL, HEMEN FATURAMI DÜŞÜRMEK İÇİN